Yollar

Yollar,
yollar tozlu…
İzler var, tozdan izler.

Kimi düz,
kimi tersine dönmüş,
kimi yarım kalmış.

Yatay olanlar var mesela,
kararsızlar…
ne ileri, ne geri.

Sence,
neler bırakılır geride?

Dostluklar kalır mı mesela,
yoksa onlar da
rüzgârla savrulan izler gibi
silinir mi?

Anılar…
olaylar…
güzellikler, kırgınlıklar,
küskünlükler…

Yeşerir mi yeniden
bir filiz gibi,
yoksa onlar da
çürür mü
tarihin karanlık dehlizlerinde?

Nedir baki olan?

Sevgi mi,
saygı mı,
yoksa bir anlık hatırlanış mı
bir yabancının zihninde?

Değil dört sene,
dört yüz sene sonra…

kim kalır geride?

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir